beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

“Malınız, Canınız ve Namusunuz mukaddestir, dokunulmazdır”

Veda Hutbesi’nin yalnızca belirli bir döneme ait tarihî bir metin olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kaya; can, mal ve namus güvenliği, adalet, faiz, ırkçılığın reddi, insan onuru ile Kur’an ve sünnet bütünlüğü üzerinden Veda Hutbesi’nin günümüz dünyasına da mesaj verdiğini ifade etti.

“Malınız, Canınız ve Namusunuz mukaddestir, dokunulmazdır”
Haberi Sesli Dinle

İnsan Hakları Nebevi Beyannamesi (Veda Hutbesi) yazarı Eyüphan Kaya, ÖNDER Diyarbakır adına Bağçılar Abdurrahman Enç Çanakçi Camii’nde “Veda Hutbesi” temalı bir sohbet gerçekleştirdi.

“Veda Hutbesini başucumuzda tutmalıyız” mesajı veren Kaya, Hz. Muhammed’in (sav) Veda Hutbesi’nde ortaya koyduğu temel ilkelerin günümüz toplumları açısından da yol gösterici olduğunu ifade etti.

Özetle şunları dile getirdi.
Kaya, Diyarbakır İl Müftüsü Celal Büyük’ün geçen yıl sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda Mevlid-i Nebi yılı kapsamında Hz. Muhammed’in anlatılması çağrısında bulunduğunu belirterek, kendisinin de Veda Hutbesi üzerinden Peygamber Efendimizi anlatmayı üstlendiğini söyledi.
Bu kapsamda Diyarbakır ağırlıklı olmak üzere üç ilde 21 kez Veda Hutbesi üzerine konuşma yaptığını aktaran Kaya, sohbetlerini kitaplaştırdığını da belirtti.
Kaya ayrıca Diyarbakır Ulu Camii’nde 8 Mart’ın “Dünya Veda Hutbesi Günü” olarak ilan edildiğini, gelecek yıllarda etkinliğin daha kapsamlı hale getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
“Veda Hutbesi bir vasiyetname hükmündedir”
Hz. Muhammed’in (sav) Veda Hutbesi’nden önce vefatına işaret eden çeşitli gelişmeler yaşandığını anlatan Kaya, Kur’an’ın Cebrail Aleyhisselam ile karşılıklı ikinci kez arz edilmesi, Nasr Suresi’nin nüzulü ve Veda Hutbesi sırasında yaptığı konuşmanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaya, 632 yılında Arafat’ta 100 bini aşkın sahabeye hitap eden Hz. Muhammed’in, kendisini dinleyenlerin sözlerini başkalarına aktarmasını istediğini hatırlatarak, Veda Hutbesi’nin sonraki nesillere bırakılmış kapsamlı bir mesaj olduğunu dile getirdi.
Kaya, “Bu üç hatırlatmayı bir arada düşündüğümüz zaman Veda Hutbesi aynı zamanda insanlar için bir vasiyetname hükmündedir” ifadelerini kullandı.
“Can, mal ve namus mukaddestir, dokunulmazdır”
Veda Hutbesi’nin temel mesajlarından hareketle insan hayatının, malının ve namusunun dokunulmazlığına vurgu yapan Kaya, toplumsal huzurun ancak insanların temel haklarının güvence altında bulunduğu bir ortamda mümkün olabileceğini belirtti.
Kaya, Veda Hutbesi’nde insanın canı, malı ve namusunun mukaddes kabul edildiğini ifade ederek, bu değerlerin toplumsal hayatın temel güvenlik alanları olduğunu söyledi.
Faiz eleştirisi: “Milyonların parasını zenginlerin kasasına taşıyor”
Sohbetinde faiz konusuna da geniş yer veren Kaya, Veda Hutbesi’nde faizin kaldırıldığına dikkat çekti.
Faiz sistemini eleştiren Kaya, bu sistemin ekonomik kaynakların geniş kitlelerden belirli kesimlere aktarılmasına yol açtığını savunarak, “Faiz demek ‘sen çalış, ben yiyeyim’ demektir” ifadelerini kullandı.

“Ne Arap’ın Acem’e üstünlüğü vardır ne Acem’in Arap’a”
Kaya’nın sohbetinde öne çıkan başlıklardan biri de ırkçılık oldu.
İnsanların aynı kökten geldiğini vurgulayan Kaya, Veda Hutbesi’ndeki üstünlük ölçüsünün ırk, renk veya soy değil takva olduğunu söyledi.
Hz. Ömer ile Selman-ı Farisi arasında geçtiğini aktardığı bir kıssayı da anlatan Kaya, Selman-ı Farisi’nin kendisini “İslam’ın oğlu Selman” şeklinde tanımlamasını, Hz.Ömerin de “Ben Ömer Selman’ın kardeşiyim” demesi İslam’ın soy ve ırk temelli üstünlük anlayışını reddetmesinin örneklerinden biri olarak değerlendirdi.

Peygamberiz İslam’ı yaşamanın mümkün olmadığını dile getiren Kaya;
Sohbetinin önemli bölümünü Kur’an ve sünnet ilişkisine ayırdı.
Hz. Muhammed’in (sav) “Size Kur’an ve sünnet bırakıyorum” mesajına dikkat çeken Kaya, Kur’an’ın anlaşılması ve hayata aktarılması noktasında Hz. Peygamber’in örnekliğinin vazgeçilmez olduğunu savundu.
“Kur’an neyi yapmamız gerektiğini emreder, Peygamberimiz nasıl yapacağımızı gösterir” diyen Kaya, Peygamber’in hayatının Kur’an’ın yaşanmış modeli olduğunu ifade etti.

Namaz üzerinden örnek veren Kaya, Hz. Peygamber’in “Benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz öyle namaz kılın” anlamındaki hadisine işaret ederek, sünnetin İslam’ın yaşanmasındaki belirleyici rolüne dikkat çekti.
“Peygamberi devre dışı bırakarak İslam yaşanamaz”
Kaya, son dönemde “Kur’an bize yeter” anlayışını savunan yaklaşımları da eleştirdi.
Kur’an’ın nasıl anlaşılması ve uygulanması gerektiği konusunda Hz. Peygamber’in örnekliğinin esas alınması gerektiğini belirten Kaya, Peygamber’in devre dışı bırakıldığı bir din anlayışının İslam’ın ibadet ve hayat düzenini açıklamakta yetersiz kalacağını savundu.
Kaya, bu görüşünü Bediüzzaman Said Nursi’nin öğretmen-kitap ilişkisine dair değerlendirmesiyle destekleyerek, Hz. Muhammed’in Kur’an’ın açıklayıcısı ve uygulamadaki rehberi olduğunu dile getirdi.

“Cennetin yolu camiden geçer” ifadeleriyle sohbetine başlayan Kaya, Ahmed-i Hânî’den okuduğu bir beyit ve yaptığı dua ile konuşmasını tamamladı.

Musluman Dunya

Tarih: 31-08-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum