beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Peygamberin sünneti olmadan İslam’ı yaşamak mümkün değildir

ÖNDER Diyarbakır İmam-Hatip derneği denetim kurulu üyesi Eyüphan Kaya Şanlıurfa Tillo Hayati Harrani Kur’an kursunda Veda hutbesi temalı bir sunum yaptı.

Peygamberin sünneti olmadan İslam’ı yaşamak mümkün değildir
Haberi Sesli Dinle

ÖNDER Diyarbakır İmam-Hatip derneği denetim kurulu üyesi Eyüphan Kaya Şanlıurfa Tillo Hayati Harrani Kur’an kursunda Veda hutbesi temalı bir sunum yaptı.

Kaya özetle şunları dile getirdi.

Veda Hutbesini okurken karşısındaki kitleye 12 defa seslenen Peygamber(sav) üç defa “ey ashabım”, iki defa “ey ehl-i iman”, yedi defa da “ey insanlar” demiş. Bundan da anlaşılıyor ki, insanlık veda hutbesinin uyarılarına muhtaçtır.

Malumunuz insanlar inanç açısından iki kısımdır, bir kısmı ehl-i iman bir kısmı ehl-i davettir. Ehli iman, bir disiplin içinde imanını korumaya çalışırken, diğer kısmının ne zaman iman edeceğini bilemiyoruz.

Mevlana Celaleddin-i Rumi, “Kafire kem gözle bakma iman üzeri ölmeyeceği ne malûm?” der. Tabii bir de bunun mefhumu muhalifi de var, bizim iman üzere ölüp ölmeyeceğimiz ne malûm.

Bir defa “İman ettim” demekle iş bitmiyor, imanını korumak için daima havf ve rica arasında bir disiplin içinde yaşamak lazım. Takva atmosferi içinde kendimizi muhafaza etmeliyiz.

Hz.Muhammed(sav), Veda Hutbesi'ni ölümü beklediği bir hâlet-i ruhiyede irad etmiş.

İlki; O sene Ard hadisesi iki defa gerçekleşmiş. Ard ; yılda bir Ramazan ayında Hz.Muhammed(sav) Kur’an-ı Kerim'i baştan sona kadar okur, Cibril-i Emin kendisini dinlermiş. Bir defa da Cibril okur, Peygamberimiz(sav) dinlermiş. Bu defa Cibril (as) bir daha tekrarını isteyince Resul-i Ekrem "Bu benim yakında ölmeme işarettir." demiş.

İkinci bir işaret, Nasır suresi nazil olduğu zaman, Resul-i Ekrem demiş ki eğer bana istiğfar ve tesbih kaldıysa ölümüm yakındır. Kızı Fatıma’sına bunu söyleyince çok üzülmüş sonra ona “ailemden en erken sen bana ulaşacaksın demiş ve Kızı müferreh olmuş. Gerçekten Peygamberin vefatından birkaç ay sonra Hz.Fatıma(ra) da vefat etmiş.

632 Yılı 8 Mart, Hicrî Takvim'e göre 10.yıl, Zilhice’nin dokuzunda yüz bini aşkın sahabeye seslenince; “Ey İnsanlar!.. Sözümü iyi dinleyin, burada olanlar burada olmayanlara iletsin, umulur ki onlar daha iyi uyarlar, seneye burada buluşacağımızı sanmıyorum.” demiş.

Bu üç tespiti bir arada düşündüğümüz zaman Veda Hutbesi aynı zamanda insanlar için bir vasiyetname hükmündedir.

Allah razı olsun ki, o mübarek sahabeler iyi dinlediler, not aldılar, bize ulaştı ve biz bugün bir araya gelmiş Veda Hutbesini sohbetimize konu etmişiz.

 8 Mart gününün Dünya Veda Hutbesi günü olarak etmemiz lazımdır.

Veda Hutbesine göre;

Cuma ve Arife gününün mukaddes olduğu gibi, Mekke mukaddes olduğu gibi can, mal ve namusumuz mukaddes değerlerdir ve dokunulmazdır.

Can, mal ve namusun güvende olmadığı bir toplumda huzur olmaz.

***

Faizin her türlüsü kaldırılmıştır, faiz ile muamele etmek Allah'a ve Resulü'ne savaş açmakla eşdeğer bir günahtır.

Faiz tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi milyonların cebinden paraları toplayıp zenginlerin kasasına bırakıyor, insanlık bir an evvel bu faiz sisteminden kurtulmlıdır. Bütün insanların bu faiz sistemine isyan etmesi lazım.

Üstad Bediüzzamanın dediği gibi faiz sistemi “sen çalış ben yiyeyim” mantığına dayanan yanlış bir sistemdir.

Irkçılığın yanlışlığını dile getirdi.

Ne Arab’ın Aceme, ne de Acemin Arap’lara üstünlüğü vardır, üstünlük ancak takvadadır.

Hepimiz Ademin çocuklarıyız Adem de topraktandır.

*Bir gün beyaz tenli biri bir siyahîye aval aval bakıyor.

Siyahî olanı diyor ki "Hayırdır arkadaş, sen boyayı mı beğenmedim yoksa boyacıyı mı? İnanın her ikisinde suçum yok, boya da Allah’ın boyacı da Allah."

Beyaz adam özür diler ve birbirine sarılarak helalleşir.

*Bir gün sahabeler oturmuş “Ben filanın oğlu filan” diye soylarıyla kendilerini tanıtıyorlarmış. Sıra Selman-ı Farisi’ye geliyor, o büyük sahabe ki Fars diyarından yıllar yılı yola çıkarak uzun bir emekten sonra Resulüllah’ı bulmuştu;  “Ene Selman ibn-il İslam” (Ben İslam’ın oğlu Selman'ım)" der.

Bu konuşmaya vakıf olan Hz.Ömer(ra) da diyor ki; “Ene Ömer exu Selman (Ben de Selman’ın kardeşi Ömer’im). Der. Anlayana yeter değil mi?

“Size Kur’an ve Sünnet bırakıyorum” demesini biraz irdelemek isterim.

Öncelikle ve özellikle Hafızlarımıza minnettarız, yüce Allah onların vasıtasıyla Kur’anı kerimi muhafaza ediyor. Kur’an yarım hocaların elinde kalsaydı kim bilir elimizde kaç çeşit Kur’an olurdu, unutmayın ilk Hafız-ıl Kur’an Resul-i Ekrem (sav)’dir.

İlahiyat bilgisiyle içtihat yapılamaz, Kur’an tefsir edilemez.

Peygamberimizin hayatı, Kur’anın yaşama modellenmiş halidir. Peygamberi devre dışı bırakarak İslam’ı yaşayamayız.

Peygamber bizim için üsve-i hasanedir.

*Kur’an-ı Kerim, neyi yapmamız gerektiğini emreder, Peygamberimiz(sav) nasıl yapacağımızı gösterir.

*Yeni atanmış bir Hakim düşünün, davaları karara bağlarken “Ben yasa tanımam, Anayasaya göre karar veririm.” derse ne kadar komik duruma düşer değil mi?.

*Kur’an’ın öğretmeni, mübeyyini Peygamberimiz(sav)'dir.

*Ben meslek hayatımda Kimya öğretmeniydim, hiç bir  Kimya öğretmeni, öğrencisine “Evladım al kitabı, git deney yap" demez, tam tersine kitapla birlikte başında durur, deney yapması için ona rehberlik yapar.

İşte Peygamberimiz, bizim için böyle örnektir.

*Unutmayınız ki Kelimeyi Tevhid, Lailahe ilellah Muhammedü'n- Resulüllah'tır.

Allah sizden, anne babalarınızdan, hocalarınızdan razı olsun diye dua ederek sohbetine son verdi.

Kaynak:Müslüman Dünya

Tarih: 22-07-2026

Mehmet Ali çiçek / 22-07-2026 18:53:00

Allah razı olsun kiymetli hocam, çok güzel tespitler.

FACEBOOK YORUM
Yorum