beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Şimdilik hayırlı olsun, tebrik için zaman gerek.

Genel Yayın Yönetmenimiz Eyüphan Kaya Dünya Belediyeler Birliğine seçilen İbrahim Altay'a hitaben bir yazı yazdı.

 Şimdilik hayırlı olsun, tebrik için zaman gerek.
Haberi Sesli Dinle

“Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi.Yedi yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum.

Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir.”

Bu ifade Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’nın  facebook hesabından alıntıdır.

Evet hayırlı olsun ama ondan daha önemlisi 7 yıl sonra Dünya Belediyelerinde iz bırakacak bir hikaye arkasında bırakarak hayırla yad edilebilmektir. Bu koordinasyonu sağlarken değerlerimizle orada olabilecek miyiz? yoksa değerlerimizden arınmış vaziyette onlara benzeyip eriyecek miyiz? Asıl önemli olan budur.

Bu bunalımlı dünya hayatında insana ışık tutan, ikna yönü kuvvetli, bozulmamış kalbe sahip olan tüm insanları huzur içinde yaşamaya davet eden Risaley-i Nur var elimizde.

Her ne kadar Ülkemizde istediğimiz düzeyde ondan faydalanamıyoruz, ama dünya ölçeklerinde aranan bir eser. Dünyayı bu eserden haberdar etmek üzerimizde vaciptir.

Beşikten mezara kadar her aşamada insanın imdadına yetişen belediyeler bedenimize hizmet ettikleri kadar, ruhumuzun da huzura kavuşması için katkıda bulunabilirler.

Malumunuz Belediyelerin

Gençler, Kadınlar, İhtiyarlar … için muhtelif çalışmalar yapıyorlar. Dolayısıyla Gençlik risalesini gençlere, Hanımlar risalesini hanımlara, İhtiyarlar risalesi yaşlılara ulaştırabilirsek dünyaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz diye düşünüyorum.

Risaley-i Nur bizim için Allah’ın bir lütfu, bu eserlerin vasıtasıyla İslam  dünyasında bir adım öne çıkabiliriz. Hatta mümkünse yakın zamanda bir yılı “Risaley-i Nur yılı” olarak anmalıyız, bu vesileyle hem vatandaşlarımızı hem insanlığı bu hikmet dolu eserlerden haberdar edebiliriz diye düşünüyorum.

Bu sene “Risaley-i Nur Nurculuktan büyüktür” başlıklı bir yazı yazmıştım müsaadenizle bir daha paylaşmak isterim.

“Ben acizane kardeşiniz olarak 8 yıl medrese tahsilini okumuş, Normal Lise ve İmam-Hatip Lisesi olmak üzere iki lise mezunu Kimya Fakültesini bitirmiş, meslek hayatımda 5 yıl İmam-Hatiplik yaptım, Kimya ve Fen Bilgisi öğretmeni olarak hizmetimi tamamladım, emekliyim, İnsan Hakları Aktivistiyim, Sivil Toplum üzerinde çalışmalar yapıyorum.

2000’li yıllarda Risaleyi Nur ile tanıştım, ilk derslerde temkinli yaklaştım ama 8. derste teslim bayrağını çektim.

Risaleyi Nur ikna kabiliyeti yüksek eserler bütünüdür.

Bu eserler daha çok imani  meselelerde Müminlerin imanını takviye ediyor, bu çetrefilli hayatta insanın dimdik ayakta kalmasını sağlıyor.

Üstat Bediüzzaman’ın Hanımlara, Hastalara, Gençlere ve İhtiyarlara yazdıkları risaleler var, bunları bu kesim insanlara ulaştırmak boynumuzun borcudur.

Mühakemat ve İşarat-ül icaz ile ilmin inceliklerini, İman ve Küfür Muvazenesiyle mümin olmanın üstünlüğü/ayrıcalığını, Mesneviyi Nuriye ile İlahi muhabbetin önemini ortaya kolayken, Lahikalar ve Sözlerle de hayatı yaşanır hale getirmenin yollarını bize gösteriyor.

1911 yılında Şam Emevi Camisinde okuduğu Hutbe-i Şamiye ile İslam dünyasının sorunlarını ve çözümlerini tespit ve tahlil ederken, Münazarat ile Kürt meselesini analiz edip makul çözümler sunuyor. Arapça farz, Türkçe vacip, Kütçe caiz düzeyinde istimal edilerek o günün şartlarında üç dille eğitim yapacak Medresetüzzehra projesini Meclise sunuyor.

Risaleyi Nur;

*Uhuvveti, muhabbeti ve teavünü tavsiye ediyor,

*Mezhepler arasındaki hoş görüyü ve ittihadı savunuyor,

*İslam dünyasının yakın atide toparlanacağı müjdesini veriyor,

*Tarihte yapılan yanlışların iç yüzünü açığa çıkarıyor,

*İlmi, tasavvufi, ameli açıdan İslam’a hizmet eden tüm şahsiyetlere kucak açıyor.

*Kürtlerin ve Türklerin adalet anlayışı içinde bir arada yaşamalarını tavsiye ediyor.

Bir önceki asrın müceddidi olan Halit-i Bağdadi’den kalma cübbeyi 76 yıl sonra giyen bu iman ve ilim abidesi Said-i Nursi(k.s) ortaya koyduğu Risale-i Nurlar elimizde var, sahiplenmeyi beceremiyoruz.

Dünya bu eserlere muhtaç, İslam dünyası bu eserleri ararken, bizim bu hazinenin farkına varmamamız ayıptır, kusurdur, kabul edilemez.

Risaleyi Nur Nurculardan büyüktür. Nasıl ki İslam Müslümanlardan büyük ise.

Bir an evvel Milli Eğitim Bakanlığı müfredatını Risaleyi Nurlara açmalı, İlahiyat Fakültelerimizde Risaleyi Nur Kürsüleri oluşturulmalıdır. Bütün Camilerimizde Risale-i Nur Külliyatı olmalı, Namaz sonraları cemaatin ihtiyacına ve seviyesine göre dersler yapılmalıdır.

Bu lazımdır, elzemdir, vaciptir.

Nasıl ki, iki kere iki dört ediyorsa aynen böyle de bir açılıma ihtiyacımız vardır.

Şimdiden hayırlı olsun.

İlahi Öğretiyi unutup bunalım halini yaşayan insanlık alemini bu eserlerle buluşturmak boyun borcumuz olsa gerek.

Selam ve selametle kalın.

Eyüphan Kaya

Müslüman Dünya Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni.

Tarih: 11-09-2026

Ali Haksever / 11-09-2026 23:52:00

Önemli bir yazı olmuş, öyle ya yapılan bir iş olacak ki yapanı tebrik edelim. Şimdilik hayırlı olsun diyelim.

FACEBOOK YORUM
Yorum