beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Vali bulunduğu ilde cumhurbaşkanı veliahdidir

Genel Yayın Yönetmenimiz Eyüphan Kaya Valilik vazifesi üzerinde ilginç bir yazı yazdı. İncelemeniz dileğiyle...

Vali bulunduğu ilde cumhurbaşkanı veliahdidir
Haberi Sesli Dinle

Vali, müesses nizamın il düzeyinde mücessem temsilcisidir. Dolayısıyla söz ve davranışları, hatta iyi niyet, ihlas ve duaları Devletin hanesine artı olarak yazılır. Bir vali bir İl’e bir süreliğine çalıştığı halde arkasında hayırla yâd edilecek bir farkındalık oluşturmamışsa günün adamıdır demektir. Günün adamı rutin işlere bakan, gerekli imzaları atan, bazı taziye ve düğün programlarına katılan, suya sabuna dokunmayan kimseler için kullanılan bir tabirdir. Kusura bakmayın ama, bu vasıfta olan bir validen şehrimize hayır gelmez.

Peki ben bu şehrin valisi olsaydım ne yapardım.

1-Grubu TBMM’înde olan partilerin il başkanlarını bir kahvaltıda bir araya getirir, aralarında bir ünsiyet peyda olması için makul bir ortam hazırlardım. Söz konusu şehrin menfaatiyse farklılıkları bir kenara bırakıp kenetlenmeleri gerektiğini tavsiye ederdim.

2-Sivil Toplum Kuruluşlarını organize ederek Diyarbakır Toplumsal Dayanışma Federasyonu adıyla bir federasyon oluşturur, STK’lar arasında Platformdan öte resmi karşılığı olan bir oluşumun teşekkül etmesine önayak olurdum.

3-Her ay evlenen çiftleri kahvaltılı bir programda ağırlar ve onlara birer hafta Aile eğitimi verdirirdim.

4-Muhtarlarla Aylık rutin toplantılar yapar onları dinlerdim, sorunlarıyla ilgilenirdim.

5-Gençlerle ara ara sohbet saatleri oluşturur, onları dinlerdim. Sorunlarını cevaplar, kendilerine özgüven kazandırırdım.

6-Dargın olan aileleri, kanat önderleri ve şehrin Âlimleri aracılığıyla barıştırır, zamanla büyüye bilecek sorun ve sıkıntıların önünü kapatırdım.

7-Her yıl Lise birincilerini Şubat tatilinde bir kahvaltıda bir araya getirip velileriyle birlikte taltif ederdim.

8-Her sene emekli olan vatandaşlarımızla bir araya gelir, emekliliklerini hayırlı eder,  bundan sonra onlara nasıl bir katkı yapabileceğimi onlardan dinlerdim.

9- 639 Yılında Sahabeler tarafından fethedilen kâdim sahabe şehrimiz Diyarberi’in bir karpuz şehri değil, “Sahabe Şehri” olduğunu hatırlatacak, İstanbul, Bursa ve Gaziantep gibi illerimizin kurtuluşun veya fethini canlandıran 639 FETİH PANORAMA uygulamasını bir an önce yaptırırdım.

10- 639 Fetih panoramasıyla Diyarbakır’ın fethini canlı tutar, 27 Mayıs Diyarbakır fethini Cumhurbaşkanımızın himayesinde, hatta mümkünse katılımıyla organize ederdim.

10- Talim ve Terbiyeye önem verir, bir günde iki işim varsa muhakkak ki bunlardan biri talim ve terbiye olurdu. Dolayısıyla Okul Medrese, Kuran Kursları gibi kurumların daha verimli çalışmaları için daima gayret sarf ederdim.

11- Şehrimizde bulunan bütün Okul ve Camiler arasında kardeş müesseseler olarak eşleştirir, öğrenci ve velilerin ikisinden de azami düzeyde faydalanmaları için projeler üretirdir.

12-Biri kameraman diğeri röportaj yapmak için mikrofonu tutan iki kişilik bir ekiple bir vatandaş saati oluşturup şu sorunun cevaplarını kameraya aldırırdım.

Şu anda vali karşınızda olsa ne sorardınız? Daha sonra bu soruları dinler vatandaşa dönüş yapardım.

Mesele meseleyi açar, bu maddeleri ikiye de katlayabilirim, ama bu tür çalışmaları yapmayan biri için zihnimdeki düşünceleri dile getirmenin bir anlamı yok sanki.

Birileri diyebilir ki “Peki bunun için gerekli finansı nerden temin edecektiniz?” Ben vali olsam ve 40 hayır sever yanımda durmuyorsa ben o vazifeyi yapmam.

Evet hayat kısadır, ne mutlu vaktini hayırlı işlere ayıran kimselere.

İnşallah maksadımı aşan bir cümle kullanmamışım, ama sessiz kalamadım, çün dert konuşturuyor.

Selam ve selametle kalın.

Tarih: 06-10-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum